Erikli Muffin & Itırlı Şerbet

Erikli Muffin

Bu yıl ki yaz tatilinde hazır Bodrum’dayken uzun zamandır görmediğim akrabaları da ziyaret etmek istedim. Tarifini alamasam da, Aynur Teyze’nin Erikli Muffinini sadece fotoğraflayabildim. Şekeri daha az kullanıp kekte erik ve üzüm kullanma fikri hoşuma gitti özelliklede yanında ev yapımı ıtırlı şerbet olunca lezzet muhteşemdi 🙂 

Vişne Likörü

Vişne Likörü

Hafta boyunca hem yeni ev hem de bebek için misafirlerimiz vardı. Zeyneplerin bahçesinden getirdikleri vişneyi likör yaparak değerlendirmek istedim. Lezzet dergisinde gördüğüm tarifi uyguladım.

Malzemeler:

1 kg olgun vişne
500 gr toz şeker
1,5 su bardağı 80 derece saf alkol
1 su bardağı su
6-7 karanfil
10 gr çubuk tarçın

Hazırlanışı:

Vişneleri yıkayıp süzün. Kağıt havlu ile kurulayın ve çekirdeklerini temizleyin.
Temiz ve kurulanmış bir cam kavanozun dibine vişnelerin dörtte birini yerleştirin. Vişnelerin üzerine toz şekeri ilave edin. Bu işlemi vişneler bitene kadar tekrarlayın. Şekerin iyice erimesi için yarım saat kadar bekleyin. Eridiğinden emin olunca 1 su bardağı kaynatılıp soğutulmuş su ve saf alkolü ilave edin. Aroması için karanfili ve tarçın çubuklarını ekleyin. Kavanozun kapağını sıkıca kapatıp güneş ve ışık almayan bir yerde 2,5 ay bekletin. Bu süre içinde haftada bir gün ahşap kaşıkla malzemeleri karıştırın. Bekletme işlemi bittikten sonra likörü süzün. Kadehlerde servis yapın.

Lohusa Şerbeti

Lohusa Şerbeti

Malzemeler:

Yarım Kg Lohusa Şekeri
1 tutam kırmızı gıda boyası
5 su bardağı Toz Şeker
15 adet Karanfil
3-4 Kabuk Tarçın
15-20 bardak Su

Hazırlanışı:

Büyük bir tencereye su, şeker, lohusa şekeri ve kırmızı gıda boyası konulur. Yarım saat kadar kaynatılır.
Kabuk tarçınlar ve karanfiller bir tülbent içinde tencereye atılır. Kaynatmaya devam edilir.
Hepsi süzülerek sıcak ya da soğuk olarak yanında anasonlu galeta veya peksimet ile ikram edilir.

Arzuya göre çam fıstığı, Hindistan cevizi, Antep fıstığı ile servis yapabilirsiniz.
Lohusa şerbeti, doğum sonrası ziyarete gelen kişilere ikram edilmesi adettendir. Lohusa şekeri İstanbul’da Mısır Çarşısında ve diğer yerlerde şekercilerde satılır. Yanında peksimet ya da galeta gibi şekersiz şeyler ikram edilir.
Loğusa şerbeti,Anne sütünün bol ve bereketli olması ,Bebeğin hasarsız ağız tadıyla sıkıntısız bebekliğini geçirmesi maksadıyla yapılır.Bebeğin doğumunun İkinci günü sabahından,üçüncü günü akşamına kadar,gelen giden eş,dost ve akrabalara ikram edilir.Sarayda ise doğum sonrasında Altın,gümüş ve billur kap larda ziyarete gelenlere o kısımda hizmet eden güzel cariyeler ikram ederdi. Sadrazama gönderme ise başlı ,başına bir seronomi idi. Loğusa şerbeti evde hazırlanırdı.İlk önce toz şekerden şurup kaynatılır.İçerisine baharat katılır. Kastamonu dan gelen adına ‘’galibarda’’ denilen kırmızı renkte bir tür gıda boyası katılırdı. Karanfil konmasının nedeni idrar söktürmesi ve idrar yollarını temizlemesidir.Gönderilen Loğusa şerbeti duruma gör Billur veya Saksonya testilerine konularak yollanırdı. Bebek kız ise beyaz tüle sararlar. Erkek ise  kırmızı kurdele bağlanırdı.Bu şekilde hazırlanan şerbet sürahileri akraba,din adamları,dostlara ilgili resmi yerlere gönderilerek doğum resmi olarak bildirilmiş olurdu… (http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/04/lousa-erbeti.html) Sitesinden alıntıdır.

Türk Kahvesi

Turk Kahvesi 

Kahve deyince aklıma ilk olarak Kurukahveci Mehmet Efendi’nin önündeki uzun kuyruklar ve o mis gibi kahve kokusu geliyor. Eminönüne her gidişimizde o sıraya girip, kahve almasam olmuyor.
Şimdilerde ise hem göz zevkime hitap eden, hemde huzur bulduğum bir yer Kozahan …
Kahveci Ali’nin fincanları öyle albeniliki sanki geçmişte gibi insan, bakmaya doyamıyor.

Vazgeçilmezlerimizden olan kahve yapımına gelince, cezveye kişi başına bir tatlı kaşığı tepeleme kahve, 1 tatlı kaşığı şeker ve 1 kahve fincanı soğuk su ilave ederek iyice karıştırın. Kısık ateşte hiç karıştırmadan kaynamasını bekleyin. Kaynamaya başlayıp, köpük toplanmaya başlanınca köpüğü kaşıkla fincanlara bölüştürün. Cezvedeki kahveyi bir taşım kaynatıp, yavaşça fincanlara ilave edin. Su ve parça çikolata veya likörle servis yapabilirsiniz.

Kahvenin yanında neden su getirilir ?

İki farklı yorum..
Osmanlı zamanında eve misafir geldiğinde kahveyle birlikte su getirilirmiş. Misafir toksa kahveyi alırmış. Açsa suyu. Tabii o zaman hemen sofra kurulurmuş. Böylece çok ince bir nezaketle anlaşılırmış.

Eskiden padişahların yemeklerini tadan çeşnicibaşılar varmış. Bunlar her yemeği zehirli olup olmadığını anlamak için tattıkları gibi kahveyi de tadarlarmış. Fakat kahvenin makbulu demir cezvede tek kişilik yapılanıymış. Hal boyle olunca da koca padişaha 5 kişilik kahve değil tek kişilik kahve pişiriliyormuş. Bu da güvenlik zaafiyeti oluşturuyormuş. Bunun üzerine bir yöntem geliştirilmiş. Bu yönteme göre,padişah kahveye parmağını bandırıp kahvenin yanında gelen suya sokarmış. Kahvenin suyun içindeki dağılımına göre zehirli olup olmadığını anlarmış. Mevzu da o günlerden bugünlere gelmiş………….